
İzmir'de Grev Alarmı! 10 Bin Kamu İşçisi İş Bırakıyor!
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ)'in toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine aldığı grev kararı, İzmir'de de yankı buldu. Yaklaşık 10 bin kamu işçisi, 1 Ağustos'tan itibaren greve çıkmaya hazırlanıyor. Bu durum, İzmir'deki kamu hizmetlerinde aksamalara yol açabileceği gibi, işçi hakları ve toplu sözleşme süreçlerine dair önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Grev Kararı İzmir'i Nasıl Etkileyecek?
TÜRK-İŞ Ege Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, grevin İzmir'i de etkileyeceğini belirterek, "İzmir’de Yol-İş, Devlet Su İşleri, Devlet Demiryolları, Kredi Yurtlar Kurumu, Emniyet Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlükleri gibi çok sayıda kamu emekçisinin çalıştığı resmi yerler var. Bu grev, kamu kurumu olan bütün iş yerlerini etkileyecek. İzmir’de Sayın Valimizin olduğu yerde, Valimiz çay getirecek kimseyi bulamayacak. Çünkü Valiye çay getiren insan da sonuçta kamu işçisi," ifadelerini kullandı. Çakmak, bu grevin kamu hizmetlerinin aksamasına neden olabileceğini ve işçilerin haklı taleplerinin karşılanması için önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Grev kararının ardından, kamuoyunda çeşitli tartışmalar da başladı. İşçi sendikaları, hükümetin TÜİK rakamlarına dayanarak sunduğu zam tekliflerini yetersiz bulurken, işveren tarafı ise ekonomik koşulları gerekçe göstererek daha sınırlı bir artış önermekte. Bu durum, toplu sözleşme görüşmelerinin tıkanmasına ve grev kararının alınmasına zemin hazırladı.
TÜRK-İŞ'ten Hükümete Çağrı
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, TÜRK-İŞ Genel Merkezi önünde yaptığı açıklamada, TÜİK rakamlarına güvenmediklerini belirterek, "Bu ülkede emekli, asgari ücretli, işçilerin ekonomik durumu ortada. Ülkeyi mali yönden yönetenlere güven ortada. Biz güvenmiyoruz, TÜİK rakamlarına inanmıyoruz. Bu çocuk oyuncağı değil. Devlet, verdiği sözü yerine getirmek zorunda," dedi. Atalay, Cumhurbaşkanına da çağrıda bulunarak, işçilerin haklı taleplerinin karşılanmasını istedi.
Atalay, ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın not aldığı zam teklifinin belgesini kamuoyu ile paylaşarak, hükümet tarafından önerilen tekliflerin işçiye hakaret niteliğinde olduğunu belirtti. Pazartesi günü yaptığı açıklamada da resmi teklifin kendilerine daha ulaşmadığını söyleyerek, “210 gün geçti, hâlâ net bir adım yok. Milletin dayanma gücü kalmadı," ifadelerini kullanmıştı.
Toplu Sözleşme Süreci Neden Tıkandı?
Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü görüşmeleri kapsamında heyetler yedi kez toplandı. Hükümet tarafından verilen ilk teklif yüzde 16, sonraki teklifin yüzde 17 olduğu açıklandı. Bakan Işıkhan'ın, 18 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ilk 6 ay için yüzde 24 zam, ikinci 6 ay için de enflasyon oranında zam teklifi yaptığı açıklandı. Ancak, işçi sendikaları bu teklifleri yetersiz bularak, daha yüksek bir zam talep ediyor. Bu durum, toplu sözleşme görüşmelerinin tıkanmasına ve grev kararının alınmasına neden oldu.
Bu grev, sadece İzmir'deki kamu işçilerini değil, tüm Türkiye'deki emekçileri yakından ilgilendiriyor. Toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan bu tür anlaşmazlıklar, işçi hakları ve ekonomik dengeler arasındaki hassas dengeyi gözler önüne seriyor. İzmir'deki 10 bin kamu işçisinin grevi, işçi sendikalarının taleplerinin ne kadar önemli olduğunu ve bu taleplerin karşılanması için ne tür adımlar atılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.